SESSİZ KALMAMAK GEREKİR
Bu hafta bana ayrılan köşede beslenmeden değil, görmezden gelinemeyecek bir konudan bahsetmek istiyorum.
Okullarda artan şiddet…
Son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar hepimizin içini burktu.
Çocukların ve gençlerin en güvende olması gereken yerler olan okulların, şiddetle anılması kabul edilebilir değil.
Bir diyetisyen olarak genelde fiziksel sağlıktan, beslenmeden bahsediyorum.
Ama sağlığı yalnızca tabağa koyduklarımızla sınırlamak büyük bir eksiklik olur.
Çünkü ruhsal güvenliğin olmadığı bir ortamda, ne sağlıklı büyümeden ne de sağlıklı bireylerden söz edebiliriz.
Şiddet, sadece o an yaşanan bir olay değildir.
İz bırakır.
Görende de, maruz kalanda da, hatta uzaktan izleyenlerde bile…
Peki neden bu noktaya geliyoruz?
Belki artan stres, belki iletişimsizlik, belki de duygularını ifade edemeyen bir nesil…
Ama sebep ne olursa olsun, sonuç değişmiyor: zarar gören çocuklar.
Burada sorumluluk yalnızca okullara ya da ailelere ait değil.
Toplum olarak hepimizin payı var.
Çünkü çocuklar sadece söylenenleri değil, gördüklerini de öğrenir.
Daha sakin, daha anlayışlı ve daha güvenli bir ortam inşa etmek zorundayız.
Birbirimizi dinleyerek, anlamaya çalışarak ve en önemlisi şiddeti normalleştirmeyerek…
Bu hafta beslenmeden değil, biraz vicdandan bahsetmek istedim.
Çünkü sağlıklı bir toplum, sadece iyi beslenen değil; aynı zamanda kendini güvende hisseden bireylerden oluşur.
Sessiz kalmamak gerekir.
Yorumlar
Kalan Karakter: