MAHALLE VE KÖYLER
Süavi UYUM

Süavi UYUM

MAHALLE VE KÖYLER

29 Mayıs 2020 - 13:10

1- Osmanlı devletinden Cumhuriyet dönemine geçince adı değiştirilen mahalleler.
Tatarlar Mahallesi- Turan Mahallesi
Arap İlyas Mahallesi – Kurtuluş Mahallesi
Hızıroluk Mahallesi – Güroluk Mahallesi
Cami-i Kebir Mahallesi – Çarşı Mahallesi
Zöhrinde (Zehrenti) Mahallesi – Yalçınkaya Mahallesi
Cedid Mahallesi – Yeni Mahalle
Yeni Cedid Mahallesi – Karşıyaka Mahallesi
Alacamescit Mahallesi – Düzalan Mahallesi
Dede Abbas Mahallesi – Dörteylül Mahallesi
Hamamderesi Mahallesi – Yeşildere Mahallesi
Küçük Bursa Mahallesi – Bursa Mahallesi
2- Cumhuriyet döneminde sonradan oluşturulan mahalleler.
Gölbaşı Mahallesi – 1960
Çaybaşı Mahallesi – 1960
Cumhuriyet Mahallesi – 1976
Girne Mahallesi – 1976
3- Adları değiştirilen köyler(Mahalleler)
Aldirek(Eldirek)- Bölmeyaka
Mecidiye – Oğuz
Hüsemler – Yeniçam
Mestan – Aktaş
Salihler – Kovanoluk
Dilbor – Narlıdere
4- 1954 den sonra oluşturulan köylerin eski ve yeni adı.
Düzçalı – Doğanköy
Çakallar – Çamköy
Karabalı – Hasanbeyler
5- 1954 den sonra oluşturulan yeni köyler.
Bostanyeri, Boğazçiftlik, Kurudere, Yayla.
Hatıra 1 – 2010 yılı. “Yer adları” konusunda bilgisini almak için görüştüğüm Bostanyeri köyü ikinci muhtarı İsmail Sert (1939 – 2015) anlattığı olay.
Zamanın Kaymakamı muhtar olarak beni çağırdı. Makamına gittim. Biraz sohbetten sonra şöyle dedi. “Sayın muhtarım, Oğuz köyü sınırından itibaren şehire doğru, hazine arazisi olan makilik alanı tarıma açacağız. Sizin köyünüz orman içinde, ekilebilecek verimli araziniz az. Su kaynağı bakımından da çok fakir bir bölge. Tek geçiminiz hayvancılık ve eşeklerle odun satmak. Devlet olarak sizin köyü bu bölgeye indirmeyi düşünüyoruz. Bu bölge istimlak edilecek,  bedelsiz olarak vatandaşa verilecek, yapılacak afet evleri için uygun taksitlendirme sağlanacak. Köylülerinle konuş, köy ihtiyar heyeti (Azaları) ile karar al, bize bildir”. Kaymakamın söylediklerini önce ihtiyar heyetine anlattım. Sonra ulaşabildiğim köylülerime anlattım. Bir ay kadar köylülerimin düşüncelerini aldım. Çoğunluğun ortak düşüncesi şöyle oldu. “Biz ovaya inersek sıcaktan duramayız. Sivrisinekler bizi yer. Keçilerimizi güdecek arazi yok. Odun kesecek orman yok. Atalarımızın yurdunu da bırakıp gidemeyiz”.  İhtiyar heyeti ile gitmeme kararı aldık. Kaymakama gittim. Kararı ilettim. Kaymakam tekrar düşünmemizi, şu anı değil seneler sonrasını düşünmemizi, çocukları değil torunları düşünmemizi söyledi. “Ben kararımız kesin” dedim. Sonradan Denizli hudutları içinde Pamukkale tarafından, Güney’den Buldan köylerinden arazisi olmayan ya da göçebe Yörüklerden toplanan insanlarla köy oluşturuldu. Biz ise hayvancılık yapmaya, odun satmaya devam ettik. 1970 lerde bölgede Erozyon ve Heyelan önleme amaçlı DSİ tarafından duvarlar yapılmaya ve ağaçlandırma yapılmaya başlayınca odunculuk yasaklandı. Hayvan otlatma alanı çok daraldı. Bizler hayvanları satarak Buldan şehir merkezine geldik. Çocuklarımızın hatta torunlarımızın çoğu işçi olarak çalışıyor. Doğanköy halkı ekonomik olarak Buldan’ın en iyi üç köyü içerisinde.
Hatıra 2- 1952 de Sazak köyü Buldan’dan ayrılarak Sarayköy’e bağlanınca, Sazak köyü mahallesi olan Memişler mahallesi halkı ayrılarak, yeni bir köy olmaya ve Buldan’a bağlanmaya karar vermiş. 1954 seçimlerinden önce zamanın Kaymakamı köy hudutlarının tespiti için köye gitmiş. Öğle vakti köy halkından Memiş Süleyman Çiçek’in damında (Evinde) Sultan Ananın nefis fasulye yemeği ile keçi yoğurdu yenmiş. Karpuz kesilmiş. Sonrasında Kaymakam tuvalet ihtiyacı için helanın yerini sormuş. Köylüler çalının arkasını göstermiş. Kaymakam utana sıkıla gitmiş, tuvaletini yapmış. Gelince şöyle demiş “İlk insan Hz. Âdem fırından önce tuvalet yapmış. Bir ay içerisinde her eve ait, evden biraz uzakta taştan yapılmış, üstü kapalı, kapısı olan tuvaletler yapılacak. Gerçekten Buldan köyleri içerisinde ilk muntazam tuvalet yapılan köy olmuş. Kaymakam yediği karpuzun tadına da hayran kalmış. Nerede yetiştiğini sorunca hemen yan taraftaki Memiş Süleyman Çiçek’e ait “Çukur Tarla” adlı arazi gösterilerek “İşte bostanlarımız burada” demişler. Kaymakam da yeni köyün adının Bostanyeri olmasını tavsiye etmiş.
Kaynakça * Durmuş Çiçek – 1939 -2019
 

Bu yazı 4791 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum