AİLE LAKAPLARININ HİKÂYELERİ-1: KARNIYARIK
Süavi UYUM

Süavi UYUM

AİLE LAKAPLARININ HİKÂYELERİ-1: KARNIYARIK

02 Ağustos 2019 - 07:10

Yıl 1942. Dımbazlar köy hududu, Başalan mevkii, Yayla gölü yöresi. Bölgeye Ali Amcanın dağı denir. Kıble taşının alt tarafı bu ormanlık alana Ali Amca bizim demiş, sahiplenmiş. Osmanlı döneminde şöyle bir uygulama varmış. Bir yerin hudutları belirlenirken, şu tepeden şu tepeye, şu dereden şu dereye, şu kayalıklardan şu kayalıklara, şu gölden şu göle gibi. Tapu kayıtlarına da o şekilde yazılırmış. Belirlenen bölgeye sahip olan aile hayvanını o bölgede otlatır, ihtiyacı olan odunu oradan keser, o bölgedeki arazide tarımını yapar, bölge içindeki su ve çeşmeleri kullanırmış. Başkasının bölgesine girmesini veya yerleşmesine izin vermezmiş. Bunun için çok kavgalar olmuş, mahkemelik olunmuş, çok kan akmış, insanlar ölmüş. İşin ilginç tarafı böyle sahiplenilen alanda ormanlar büyümüş, hiç yangın olmamış, kontrollü hayvancılık yapıldığı için koyun keçi sürüleri oluşmuş, halk bolca et yermiş. Başkalarının bölgelerinde hayvan otlatılmasına, odun kesmesine izin vermezlermiş.
Dağdereli Ali Yeşildağ(1340/1924-1999) Dağderesi bölgesinde oturdukları yıllarda, askerde olan abisinin hanımı(Yengesi) ile ormanlık alana odun kesmeye gitmiş. Başlamışlar odun kesmeye. Nacak sesini duyan Başalanlı Ali’nin oğlu Mustafa Al(1331/1916- 1957) odun kesilen yere gelmiş. Dağdereli Ali ile yengesine odun kesemeyeceklerini, derhal orayı terk etmelerini söylemiş. Dağdereli Ali ise her yerin Allah’ın(CC) dağı olduğunu, iki yük odun hazırlayıp götüreceklerini söylemiş. Başalanlı Ali oğlu Mustafa işi inada götürerek, ağır küfürler söylemiş, elindeki odun parçası ile üzerlerine yürümüş.  Dağdereli Ali hem kendini hem de yengesini korumak için elindeki nacağı, Mustafa’ya doğru sallamış. İyice yanaşan Mustafa geri çekilmiş ama nacağın ucu Mustafa’nın gömleğini ve karın zarını kesmiş. Mustafa’nın bağırsakları dışına sarkmış. Yere yıkılan Mustafa, çam pürüleri bulaşan bağırsaklarını toplamış, karnına koymuş, o vaziyette yaya olarak şehirdeki hastaneye gelmiş. Oradan bir cip ile Denizli’ye gitmiş. Orada temizlemişler, dikmişler, 15 sene daha yaşamış. Sülale Karnıyarık lakabını almış.
Kaynakça - Süleyman Yeşildağ- 1952
(Değerli Buldanlılar, Buldan’da sülale lakaplarının hikâyelerini çok önemsiyoruz.  Gelecek nesillere belge bırakmayı amaçlayan Buldan’da YAŞAM Gazetemize lakaplarla ilgili olarak bilgileri vermenizi saygılarımızla rica ederiz. 0-543-512 52 90)
 
 

Bu yazı 460 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum