İbrahim ACIKARA

İbrahim ACIKARA

DE GİDİ DE

BODİYE

13 Şubat 2021 - 09:25

Acemlerin Yaşar, oturduğu sandalyeden doğrularak anlatmaya başladı yanı başındaki Açıkların Kemal’e.

  • Fakirliğin gözü kör olsun, okuldan öğretmenler geldi o gada uğraşdıla, didindile emme babam ırhametlik Nuh dedi Peygamber demedi, okutmadı bene. Garibanlık vaadı hey akıdeş, ne yapsın adamcık da haklı. Neede para, bene el tezgâhı açıvedile galan o gün bugündür çulfalık işleb duruz gari.
  • Ben de okuyumadım emme gızanları okuddum hep, bi benim oğlan okuyumadı, diye araya girdi Bodurların Galip. Çayını karıştırdı, devam etti sözlerine.
 “Benim oğlanın ilkokulda nahasın ders girmezdi kafasına. Beş yıllık okulu sekiz sene de bitirdi. Halbusam güçükkkene Baba ben okucem doktor olcem deyodu. Hinci ne deyo biliyomun. Baba ben ilkokulun sekiz seneye çıkceğine tee o günlerden biliyodum, ondan sekiz sene okudum, deyo. Öbür oğlanlan gız maşallah okudula memur oldula. Burdaki dangalak dokumacılık işliyo, onda anca batırıp çıkarıyo. Emekli bile olumadı”.
Moramıdın Kahvesi tenhaydı ama muhabbet çoktu o gün. Açıkların Feyzi girdi kahveye. Bunların yanına oturdu, selamını verdi. Çaylar yeniden söylendi, Halilibram somurtarak aldı geldi çayları.
  • Beni de okutmadı anam. Babam ben doğmadan iki ay önce ölmüş. Anam evlenmedi bizi adam etcen deye tarla takka çalışdı durdu. Ne etcen abi, elden gelcek bişey yok, gaderim gaderim yaşasın gayınpederim dedik gari, diye konuya girdi Kahveci Halilibram.
  • Okucek olduktan sonra okuyyala be akıdeş diye başladı Açıkların Feyzi çayından bir yudum aldı başladı konuşmaya.
  • Bizim sınıfta Yılmaz deye bi akıdeş vaadı. Birinci sınıftan ikinciye geçerken epey bi sınıfda galmış. Habire sınıfta galıyodu. Her sene soradık, bu sene üçe geçcem derdi, bi sene sonra bakardık gine galmış. Kafası hiç çalışmazdı. Epey bi ilkokulu bitircen deye debelendi emme hep sınıfta galıyodu. Herifin bıyıkları bile çıkmaya başladıydı. Bi gün okulun ilk günü. Biz dışarda sıra olduk, tören yaptıla, Müdür Şinasi öğretmen gonuşuyo. Arka kapıdan yüz numaraların olduğu yerden Yılmaz eline tahta bi bavul almış, üstünde siyah bi bodiye, bodiye zaten göbeğine gada gelmiş. Ne olcek yıllardır aynı bodiyeyi keyerken keyerken iyice ufalmış galan. Bizim Şinasi öğretmen de accık sinirliydi. Bi bakdı Yılmaz geggeli, bi bağırdı buna “Hooop Yılmaz, biz bu defteri kapadalım, sen gelme gari. Sen evcezine git, yetiveesin okuduğun” deye geri gönderdi buna. Yılmaz yüklendi tahta bavuluna, gerisin geri evcezine gitti. İkindin de Askerlik şubesinden askerle gelmiş, askere almışla buna.
Aradan üç beş ay geçti, Yılmaz okula geldi. Kafası tıngırgabak. O gün ev gelen askerle askere almışla buna, Sivas Temeltepe’ye çıkmış askerliği. Acemiliği bitirmiş Amasya’ya gitcekmiş. Öğretmenlerin ellerini öpüvedi gari. Bende hakkınız çokdur dedi. Askerlik bitsin gine gelcem okumaya, hevesim va, deyesiye gada Şinasi öğretmen “Aman Yılmaz yapma etme, askerliğin bitsin ben sene everem, senin cıbaalarını okudalım galan” deye gızdı gari buna.
 

Bu yazı 439 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum