BULDAN KÜLTÜRÜ ÜZERİNE - 1
Galip KOCABAŞ DERLEMELERİ - Yayına Hazırlayan Suavi UYUM

Galip KOCABAŞ DERLEMELERİ - Yayına Hazırlayan Suavi UYUM

BULDAN KÜLTÜRÜ ÜZERİNE - 1

07 Şubat 2020 - 13:34

Bu günden itibaren her ay düzenli olarak, Buldan Akın Lisesi’nin efsane felsefe öğretmeni sevgili Galip Kocabaş hocamızın, Buldan Kültürü üzerine yaptığı derlemeleri bölüm bölüm yayınlayacağız.
 
Bu derlemelerin yayınlaması için bize ulaştıran ve kolaylık sağlayan Galip hocamızın sevgili eşi, değerli hocamız Remziye Kocabaş’a sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.
 
Felsefe öğretmeni merhum Galip Kocabaş(Doğum-27-06-1943, Ölüm21-05-1992)’ın ruhu şad olsun.
 
Açıklama – Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdürlüğünün 30-12-1971 tarih ve 311/59- 74461 sayılı yazıları, Denizli Milli Eğitim Müdürlüğünün 20 Mart 1972 sayılı yazıları ile Akın Lisesine gelen yazı ve okul müdürü tarafından felsefe öğretmeni Galip Kocabaş’a görev olarak verilmiş. Folklor konusunda uzman olan öğretmen Galip Bey, öğrencilerine ödev olarak verdiği bu araştırma konusunda kendisi de bizzat çalışarak, bir dosya hazırlamış…
 
Dosyadaki araştırma bilgilerini aynen yayınlıyoruz.

 
1- HALK METEROLOJİSİ
A- SOĞUKLAR- Kışın rüzgâr, batıdan eserse don tutar, kuru ayaz olur. Gedik dağı (Geleyli Tepe), dumanlanırsa yağmur yağar. Çöğür(Ahlat) armudu o yıl ağacında çok fazla ise kış muhakkak uzun sürecek demektir. Kavak ağacı yapraklarını dibinden dökmeye başlarsa o yıl kış çok kara (Şiddetli), tepesinden dökmeye başlarsa kış çabuk geçer(Ilık). Keçi yatarken ayağını altına alırsa hava soğuyacak, uzatarak yatarsa hava ısınacak demektir. Rüzgârlar serin eserse arkadan yağmur yağar, batıdan esen rüzgâr yağmur yağdırır. Gün dönümü rüzgârları kuvvetli soğuk yapar.
Ebru beş soğuğu- Nisan ayının 18 ine doğru olur. Hava soğur, don tura. “Ebrunun beşini, ayırır öküzün eşini” denir. Yiyeceği biten öküzler, dışarı çıkamadığından açlıktan ölürler.
Kocakarı soğukları- Martta olan soğuklardır. Sitte-i Sevir- Martta olan soğuktur. Halk arasında “Sitte-i sevir, kapıyı çevir” denir. Dede Soğuğu- Hıdırellez de olan soğuktur. Zikke söktüren, kazık yaktıran soğuklar- Mart sonunda görülen soğuklardır. Deli Kasım- Kasım sonundaki soğuklardır. Leylek soğuğu – Leyleklerin ilk gelişlerinde görülen soğuklardır. Gıralgıç soğuğu – Martta olur. Mart dokuzu – Eski Mart dokuzudur. Mart otuzu – Eski Mart sonunda olan soğuktur.
Soğukla İlgili Sözler- hamsin, zemheriden kemsin. Mart, koca öküze dert. Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır. Ebrulin beşi, ayırır öküzün eşini. Sitte- i sevir, kapıyı çevir. Yağmurdan kaçarken, doluya tutulmak. Bulut gider Şam’a(Doğu’ya), çek eşeğini dama. Bulut gider Aydın’a, devşir(Topla) işini gaydına. Bulut gider şehere, hava döne bahara. Mart ile Nisan’da yağmur yağarsa o yıl bereketli olur.
Eskiden bir araba düzdürmüşler(Yaptırmışlar). Hiçbir kimse pahasını biçememiş. Orada bir İncili Çavuş yaşarmış. Arabanın pahasını biçmeye gelmiş. “Martta Mayıs ne işlersen, içi dolu sarı altın, işlemezse içine saman doldurup basın” demiş. Yani Mart ile Mayıs yağışlı olursa ekinler iyi olur, para eder derler.
B- RÜZGÂR(KİTLİ) VE FIRTINALAR
Tekke Rüzgârı – Buldan’ın kuzeyinde bir dede vardır. (Mezar). Oradan esen rüzgâra denir. Cemile(Cemre)Rüzgârı Cemrelerde esen rüzgâra denir. Ülker Rüzgârı – Gündönümüne yakın serin serin eser. Ağaçlar solar, çiçekler dökülür. Bu olaya Ülker vurdu denir.   Yayla Rüzgârı – Yayla tarafından esen rüzgâra denir. Yayla şehrin batısındadır. Sam Yeli – Doğudan esen rüzgâra sam rüzgârı denir. Filizkıran Fırtınası – İlkbaharda eser, taze filizleri kırdığı için bu ad verilir. Kırlangıç Fırtınası – Kırlangıçlar gelince eser.
C- YAĞMURLAR
Kuvveti lodostan sonra yağmur yağar. Yağmurdan sonra etrafa sis(Kör duman) kaplarsa hava açacak demektir. Gün doğusundan rüzgâr eserse yağmur yağar. Kışın rüzgâr batıdan eserse ertesi sabah don olacak demektir.
YAĞMUR ADLARI
Kırkikindi Yağmurları –Mayıs ve Haziranda gün dönümünde yakın ikindileri yağan yağmurlardır. Önce gök gürler, yağmur sağanak halde gökten boşanır. Kırk güne yakın yağdığından bu isim verilmiştir. Karakış Yağmurları – Zemheride yağan yağmurlardır. Altı Altı Arası – Zemherinin çıkmasına altı gün kala başlar, Hamsin altısında biter. Yağmurlar bu arada yağar. Halk arasında “Zemheri çıkcem, Hamsin gircem diye kavga ediyor” denir. Ceviz Karası-Cevizlerin olgunlaştığı ve toplanmaya başladığı zaman yağan yağmurun adıdır. Fırtınalı olur.  Kestane Garası – Kestanelerin olgunlaşmaya başladığı zamanda yağan yağmurladır. Üç dört gün sürer. Dede Yağmurları – Hıdırellez’de yağan yağmurlardır. Nisan Yağmuru – Nisan ayında yağan yağmurlardır. Çoban Yağmuru – Güneşli bir havada, ekseri yazın yağar. Bir gün bir çoban, kırlarda koyunlarını otlatırken yağmur yağmaya başlamış. Çoban güneşin olduğunu düşünerek, bu yağmur çabuk geçer diyerek aldırış etmemiş. Yağmur sağanak halde yağmasına devam ettiğinden seller basmış. Sürüsünü seller alıp götürmüş. Yağmur birden sağanak halinde yağıp etrafa seller bastığından bu yağmurdan çok korkarlar. Bunun için Çoban yağmurunu ya da Çoban aldatan yağmuru adını alır. Melekler bu yağmurda gülerler, güneşin etrafında oynarlarmış. Bu yağmur onları çok sevindirirmiş. Ahmakıslatan yağmuru.
Kaynak- Mehmet Salih Yalabıkoğlu(60 yaşında), Gölbaşı Mahallesi, Kaymak Hanife Nine(80 yaşında) Gölbaşı Mahallesi.
 
 

Bu yazı 2221 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum