DIĞAN GADMARI
Ahmet KIZILÖZ

Ahmet KIZILÖZ

ŞEHİR EFSANELERİ

DIĞAN GADMARI

29 Mayıs 2020 - 13:06

      
Sönmez Turizm’in 1960 lı yıllarda her gün İzmir’e beş otobüs kaldırdığı zamanlar
         Eşekçi Mustafa amcanın otobüsünü şoför Nadir kullanmaktadır. İzmir seferinden son otobüs olarak gelir ve Buldan’a saat gece dokuzda ulaşır. Eve gitmeden önce Gençlik Spor lokaline uğrar. Doğru Efe Dayının yanına gider. “ Dayı, anam yarın ekmek etcemiş. Bizim oğlanın sevdiği her çeşit bezirme, dığan gadmarı yapıvecen. Sabah gelirken al gel onu.” dedi. Sabah arabanın kaçta kalkacağını sormayı unutan Efe Dayı  İlk İzmir arabası dörtte kalktığından gece üçte Alanyazı’da beklemeye başlamış. Yeğeni Nadir o gün son arabaymış. Saat yediye kadar Bostancılar’ın kahvede beklemiş.
  Nihayet arabaya binen Efe Dayı, Tosunlar’da inmiş. Doğru ablasının evine… Kapıyı çalmış.” Gel bizim oğlan! Ben de yeni başladım hazırlıklara. Sen dinlene goy” “, Efe ablasına “Heybeli Melek Hanımın selamı va sene! Buldan’a gelince goca gömez aşı yapıvesin bene. Onun yaptığını kimse yapamaz deye haba gönderdi.” der. “O goca gahbe aş yicese buraya gelsin. Sen onu  boş ve. Sen ne yicen?” “Ne yaparsan  yeriz be abla.. Bilirsin ben çeşit seçmem.“ “Sen o zaman köy gavesine çayını içmeye git. Bir saat sonra gel. Ben o zamana kadar hazır ederim bezirmeleri”
        Öğleye doğru karnı iyice acıkan Efe Dayı ocağın biryanına bağdaş kurup oturmuş. İlk ağızda beş adet ıspanaklı, bir o kadar da yoğurtludan götürmüş. Arada bir çay molası vermiş. Ardından 5-6 adet gabaklı, bir o kadar da yoğurtlu  bezirmeyi yalayıp yutmuş. “ Nadir ne vakit dönecek bizim oğlan?” “ Abla o son araba. Akşama köye anca gelir. “İyi o zaman. O gelene kadar bir köşeye çekil, yat, uyu.” “Abla, ben bu tok garınla uyuyamam. En iyisi mi ben yaya yola çıkam. Hem yediklerim erir.”
        Öğleden sonra yaz sıcağında köyden ayrılmış. Buldan yoluna koyulmuş. Yolda rastlayan tanıdıklar durup  Efe Dayı’yı arabalarına almak istemişler. “Ben yürücem, siz gidin” diyerek teklifleri geri çevirmiş. Ama az sonra motoru bozulmaya başlamış. Yenice yol ayrımına zor gelmiş. Yol üzerindeki bağlardan birine girip hacet  gidermiş. Tekrar yola koyulmuş ama yürüyecek takatı kalmamış. Yeğeni Şoför Nadir İzmir’den gelene kadar onu beklemiş. Otobüse ön kapıdan binmiş. “Hayrola dayı? Yollarda bu vakte kadar ne işin var ?  “Anan bene olan gadmarları yedirince motoru bozduk, Yolda uyuyup galmışım İyen!”
 

Bu yazı 384 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum