KEPİNEK


                                                 

Gür gür yanan sobanın başında adeta uyukluyordu ihtiyarlar. Muhabbeti sadece eski pazarcılardan Azgınların Hilmi ediyordu. Günlerden Perşembe yağmurlu bir Buldan pazarıydı.

-          Mahfoldu bazaacıla hey akıdeş, diye başladı muhabbete. “Hem millet hem bazaacıla yündüle yıkandıla böyün. Hasda olmazlaasa iyi”

-          Doğru dedin hey akıdeş, diye cevapladı Aşgellerin Kamil. “Buldan bazarı da gışını bulur, ne demiş evelleeden adamın biri – Garı kepeneği hazırla Buldan bazarı gışını bulur- deye”.

-          Akıdeş kapalı bi bazaa yerimiz yok. Yıllardır yağmuru yaşı bi yandan,  ıscağı güneşi bi yandan ne irezillik çekipba vatandaş, diye sohbete girdi Abdalların Hebip.

Sohbet pazaryerinden açılınca sözü eski pazarcı Azgınların Hilmi aldı. Kendi kendine güldü, çayından bir yudum içti. Başladı anlatmaya.

-          Bööle hovalarda beg zor olur bazaacının işi. Nelee çekdik biz. Hiç unutmam bigün Sarayköy bazarına gittik. Nasıl soğuk va ya. Guru ayaz. Donduk akıdeşlelen. Neyse aldık saddık, ağşam oldu, seegiyi topladık. Ben minibüse zor dıkış malları kasaları yükledim. Onda bi adamcık çıkdı geldi. “Abe, ben Buldan’a gitcem, Buldan’dan Gaşıkcı köyündenim ben, beni götürüve” dedi.

Ben de “Üle akıdeş bak oturcek yee yok” dedim. Adamcık soğukdan eli yüzü mosmor olmuş illa ki “Abe beni Buldan’a götür,  ben minibüsün aakasında bile giderim”  deye yalvaadı.

Eh madem bin aakaya dedim. Bindi buncaz. Ben de kapıları kitledim. Emme adamcık sıkış depiş zor bindi. Neyse ben geçdim direksiyona çalışdırdım. Arada sırada laf atıyom, -iyi mi ıraatın akıdeş- deyom, oncaz da -iyi abe iyi -deye cevap veriyo bene.

Ben Buldan’a vaadım. Evin önüne çekdim arabayı bene bi üşümek girdi, bi titrimek girdi sıtma olmuş gibe titreyom. Doğru eve goşdum vaadım, benim garıya hemen acı bibeeli taana aşı bişiddirdim. Veedim gaşığı veedim gaşığı. Hemen devrildim yattım. Ertesi günü Pazar zaten. Yataktan çıkmıdan yattım bilibilmez. Gireytesi gün kalkdım bi bakdım pençireden bi gar yağmış yarım metre birikmiş, böyün Güney’e gidilmez yat oğlum Hilmi, dedim gine çıkmadım dışarıya. Ben Sarayköy’den bindirdiğim adamcığı unutmuşum arabada. Oncaz da ben Buldan’a geldiğimde uyuyubbamış. Neyse gari Salı günü havacık accık tovsadı. Arabayı çalışdıran aküsü bilen ne olduy ki deye kapıyı bi açdıydım. Amanin bi koku bi koku adamcık üsdünü başını pislemiş, yattığı yeede gıvrılmış galmış, konuşmaya mecali galmamış. Kendinden geçmiş zovallıcık. Doğru bi taksi çağırdım galan götürdüm gittim hasdaneye. Ölmesin deye duala ediyom ben gari. Hemen bi serum vurdula buna. Üsdünü başını değiştirdim yeni pusatlaa keydirdim. Epey yattı gari emme ben her gün ziyaretine gitdim galan.