Bugun...


YERYÜZÜNDE ALLAH'A EN SEVİMLİ YERLER: CAMİLERİMİZ
Buldan İlçe Müftüsü Yasin Yıldız Camiler Haftası dolayısıyla yayınladığı mesajda “Camiler İslam’ın sembolü ve Müslümanların birlik ve beraberliğinin göstergesidir” dedi.

YERYÜZÜNDE ALLAH'A EN SEVİMLİ YERLER: CAMİLERİMİZ
+ -

Buldan İlçe Müftüsü Yasin Yıldız Camiler Haftası dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Mesajı aynen yayınlıyoruz.

Kıymetli Okuyucularım!

Allah’ın selamı, bereketi, afiyeti üzerinize olsun.

Bizleri yoktan var eden, Müslüman bir memlekette, cennet vatanımız Türkiye’de yaşatan, Müslüman bir ana-babadan doğmamızı takdir eden Yüce Rabbimize hamdolsun. Yüce dinimiz İslam’ı yaşantısıyla, sözleriyle bize anlatan Peygamber Efendimiz (s.a.v)’e salat ve selam olsun.

Ülkemizde 1986 yılından itibaren 1-7 Ekim tarihleri arası Camiler Haftası olarak kutlanmaktadır. Cami ile özdeşleşen, günün beş vaktinde camide bulunan ve cami ile iç içe olan din görevlilerimiz de haftaya eklenmiş ve 2003 yılından itibaren “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olarak kutlanmaya devam edilmektedir.

Camilerimiz; çevresine estetik güzellik kazandıran, manevi değerleri ikame eden, işleviyle, şerefelerden yükselen ezan sesleriyle Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’nin birer şubeleridir. Camiler İslam’ın sembolü, Müslümanların birlik ve beraberliklerinin göstergesidir. Mü'minlerin bir bölgedeki varlık ve hâkimiyetlerinin işaretidir. Resûl-i Ekrem (s.a.v)’in bir ordu veya akıncı birliği gönderdiğinde onlara verdiği şu talimat bunu açıkça ortaya koymaktadır: “Orada bir mescit ya da ezan sesi işitirseniz (o bölge halkından) kimseye saldırmayınız.”

İçerisinde derin bir saygı ve edeple hareket edilmesi gereken yerlerdir camiler. Yeryüzünde Allah’a en sevimli yerler olan camiler huzur ve sükûnetin kaynağıdır. Camiler Allah’ın evleridir. Hayatın karmaşası içinde insanların nefes almasını sağlayan ve onları manevi yönden tatmin eden bir rahatlama yeridir. Çaresizler ve kimsesizler için bir sığınaktır. Yalnızlıktan bunalan ruhların sosyalleşmesine katkıda bulunan toplumsal bir mekândır. İslam kardeşliğinin ve birlikteliğin sembolü olan camiler; kadın-erkek, genç-yaşlı her yaştan ve her sınıftan Müslümanın rahatlıkla ziyaret edip ibadetlerini eda edebilecekleri yerlerdir.

Merhum Necip Fazıl Ezan-ı Muhammedî’nin okunduğu minareyi şöyle tasvir eder:

Şehadet parmağıdır göğe doğru minare

Her nakışta o mana öleceğiz ne çare

Camilerimizden okunan ezan; Ümmet-i Muhammed için bir şiar ve şuurdur. Bir kimlik bilincidir. Bir işaret feneridir yolunu kaybedenlere; bir ışıktır karanlıkta kalmışlara. Bir ulu sestir yalnızlara ve çaresizlere. Bir müjdeli ışıktır vakit gözetenlere ya da sabahı bekleyenlere.

Ezan, saat farkı sebebiyle her an ve günde beş defa Allah’ın büyüklüğünün ve İslâm inanç esaslarının ilânıdır. Kulluğun, yüksek bir mekândan, yüksek bir sesle en büyük varlığa arzıdır aynı zamanda. Bir Müslüman, daha yavrusu dünyaya ilk gözlerini açtığında kendisi veya mahallenin din görevlisi kulağına ezan okuyarak âdeta ona kimliğini ve şiarını fısıldar. Böylece çocuğun ilk mânevî aşısı yapılmış olur. Bütün mânevî kirlerin, kötülüklerin, sapkınlıkların ve şeytanca işlerin, hayatı boyunca o çocuktan uzak durması için yapılan bir duadır ezan. Ezanın bulunduğu ve duyulduğu yerde, kötülükler ve şeytan barınamaz.

Ezan ve namaz Müslümanları bir araya getiren, onları birbirine bağlayan bir fonksiyona sahiptir. Allah Resûlü (s.a.v), "Bir köyde üç kişi bulunur da ezan okunmaz ve namaz kılınmazsa, şeytan onlara musallat olur. Sen cemaate devam et. Çünkü sürüden ayrılanı kurt kapar" buyurarak ezan ve namazın Müslümanlar üzerindeki etkisine işaret eder. Ezan aynı zamanda okunduğu beldenin özgürlüğünü, bağımsız olduğunu gösterir. Bundan dolayıdır ki; özgür olabilmek ve özgür kalabilmek için, ezan sesinin hiç dinmeden semalarımızda yankılanması arzusuyla İstiklal Şairimiz Mehmet Akif’in şu temennisine canı gönülden iştirak ediyoruz:

Bu ezanlar ki şehâdetleri dinin temeli,

Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli!

Camilerimizden güzeran eyleyen imam-hatip, müezzin-kayyım ve Din-i Mübin-i İslam’a hizmet eden bi’l-cümle Hademe-i Hayrat ve cemaatimize Rabbim rahmetiyle muamele eylesin. Camilerimizin, mescitlerimizin yapımına katkıda bulunan hayırseverlerimizden Rabbim razı olsun. Yaptıkları hayırlardan dolayı Allahü Teâlâ cennette köşk ihsan eylesin.

Allah’a Emanet Olun!




Editör: İbrahim ACIKARA

Bu haber 911 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
Reklam
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
SON YORUMLANANLAR HABERLER
YUKARI